top of page
  • Ortodonti nedir?
    Alt ve üst çenenin birbirleri ve kafayla ilişkisine ve dişlerin yüzdeki konumlarını değerlendiren ve daha ahenkli bir yüz ve güzel bir gülüş için düzenlemeler yapan diş hekimliği dalıdır.
  • Ortodontide hangi işlemler yapılır?
    Ortodonti, dişlerin ve çenenin doğru pozisyona getirilmesiyle ilgilenen bir diş hekimliği dalıdır. Ortodonti uzmanları (ortodontistler) tarafından gerçekleştirilen bazı yaygın işlemler: Braketler ile tel tedavisi: Metal veya seramik braketlerin dişlere yapıştırılması ve bu braketlere geçirilen ark teli ile dişlerin hareket ettirilmesi. Invisalign ve Diğer Şeffaf Aparey: Şeffaf, çıkarılabilir apareyler kullanarak dişlerin hareket ettirilmesi. Palatal Expander: Damakta yer alan ve üst çeneyi genişletme amacıyla kullanılan bir aparey. Yüz Maskeleri ve Headgear: Üst veya alt çenenin büyümesini yönlendirmek için kullanılan dışarıdan takılan apareyler. Retainer: Tedavi sonrası elde edilen sonuçların korunmasını sağlamak amacıyla kullanılan çıkarılabilir veya sabit apareyler. Çene Cerrahisi: Ciddi çene ilişkisi bozukluklarının düzeltilmesi için gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler. Hareketli Ortodontik Apareyler: Genellikle karışık dişlenme döneminde kullanılan belli bir grup dişi hedef alarak hareket ettirme amacıyla tasarlanmış çıkarılabilir apareyler. Yer tutucular: Süt dişi erken kaybedildiğinde, kalıcı dişin doğru pozisyonda sürmesini sağlamak için boşluğu korumak amacıyla kullanılan apareyler. Lingual Ortodonti: Dişlerin iç yüzeylerine yerleştirilen braketlerle gerçekleştirilen tedavi yöntemi. Bu işlemler, bireyin ihtiyaçlarına, isteklerine ve ortodontik problemlerinin şiddetine göre değişiklik gösterebilir. Ortodontist olarak bizim görevimiz, hastanın ihtiyaçlarına en uygun tedavi yöntemini belirlemek için röntgenler, ölçümler ve fotoğraflar alarak kapsamlı bir değerlendirme yapmaktır.
  • Ortodonti yapılmazsa ne olur?
    Ortodontik sorunların tedavi edilmemesi, hem estetik hem de fonksiyonel sonuçlara yol açabilir. Ortodontik tedavi yapılmazsa karşılaşılabilecek bazı olası sonuçlar şunlardır: Artmış Çürük Riski: Sıkışık veya aşırı derecede çapraşık dişler, düzgün bir şekilde temizlenemediğinde çürük oluşumuna daha yatkın hale gelir. Periodontal Hastalık: Düzensiz diş pozisyonları, diş taşı oluşumuna ve diş eti iltihaplanmasına yol açabilir, bu da periodontal hastalığın gelişimini hızlandırabilir. Oklüzal Travma: Hatalı bir kapanış ilişkisi, bazı dişler üzerinde aşırı basınca neden olabilir, bu da dişlerin aşınmasına veya kırılmasına sebep olabilir. Temporomandibular Eklem (TME) Problemleri: Yanlış bir kapanış ilişkisi, yüksekliği doğru kontrol edilmemiş restorasyonlar çene eklemi üzerinde gereğinden fazla stres oluşturabilir, bu da ağrı, çene kilitlenmesi ve diğer TME sorunlarına yol açabilir. Konuşma Problemleri: Dişlerin hatalı konumu, bazı seslerin doğru bir şekilde üretilmesini zorlaştırabilir, bu da konuşma sorunlarına neden olabilir. Estetik Sorunlar: Çapraşık veya hatalı konumlanmış dişler, estetik olarak hoş görünmeyebilir, bu da kişinin özsaygısını ve sosyal etkileşimlerini olumsuz etkileyebilir. Yiyecekleri Çiğneme Sorunları: Hatalı bir kapanış ilişkisi, yiyecekleri düzgün bir şekilde çiğnemeyi zorlaştırabilir. Ortodontik tedavi, bu ve benzeri sorunların önlenmesine veya hafifletilmesine yardımcı olabilir. Ancak, her bireyin ihtiyaçları ve durumu farklıdır, bu nedenle spesifik bir durumu değerlendirmek için ortodontik muayene yapılması gereklidir.
  • Ortodonti tedavisi kaç ay sürer?
    Ortodontik tedavinin süresi, hastanın ihtiyaçlarına, tedavi edilmesi gereken ortodontik problem türüne, kullanılan tedavi yöntemine, hastanın yaşına ve tedaviye gösterdiği uyuma göre değişir. Ancak genel olarak: Ortalama Tedavi Süresi: Birçok ortodontik tedavi, yaklaşık 18-24 ay sürer. Ancak bazı hafif vakalar birkaç ay içinde tamamlanabilirken, karmaşık vakalar 3 yıla kadar sürebilir. Hafif Çapraşıklıklar: Bazı hafif çapraşıklık ve hizalama sorunları, şeffaf apareyler (örn. Invisalign) ile 6-12 ay arasında tedavi edilebilir. Çocuklarda Erken Müdahale: Bazı çocuklar, dişlerin ve çenelerin doğru büyümesini teşvik etmek için erken yaşta ortodontik müdahale alabilir. Bu tür tedaviler genellikle 6-12 ay arasında sürer. Tedaviye Uyum: Hastanın tedavi talimatlarına ne kadar iyi uyduğu (örneğin, elastikleri düzenli olarak takmak, randevulara gitmek) tedavi süresini etkileyebilir. Sonuç olarak, ortodontik tedavi süresi spesifik bir süre ile sınırlı değildir ve bireysel faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir.
  • Ortodonti acı verir mi? /Tel Tedavisi acıtır mı?
    Ortodontik tedavi, özellikle diş teli veya şeffaf plaklar ilk takıldığında veya ayarlandığında hafif bir rahatsızlık veya ağrı hissine neden olabilir. Bu rahatsızlık, dişlerin yeni pozisyonlarına doğru hareket etmeye başlaması nedeniyledir. Ancak bu duygu genellikle birkaç gün içinde azalır. Ağrıyı hafifletmek için bazı ağrı kesiciler önerilebilir. Tedavi süresince dişlerde ve çevresindeki dokularda periyodik olarak hafif rahatsızlıklar olması normaldir, ancak bu genellikle yönetilebilir ve kalıcı değildir.
  • Ortodonti hastaları ne yememeli?
    Ortodontik tedavi gören hastaların, tedavinin etkinliğini korumak ve braketlerinin kırılması gibi olası komplikasyonları önlemek için bazı gıdalardan kaçınmasını öneririz. Diş teli veya diğer ortodontik cihazlar takılıyken kaçınılması gereken gıdalardan bazıları: Sert Gıdalar: Elma, havuç gibi sert meyve ve sebzeleri bütün halinde ısırmaktan kaçının. Bunları küçük parçalara ayırarak tüketmeye özen gösterin. Yapışkan ve Sakızlı Gıdalar: Sakız, karamel veya jelibon gibi yapışkan şekerlemeler. Kemikli veya Sert Yüzeyli Gıdalar: Tavuk kemiği, pirzola gibi gıdalardan kaçının. Sert Atıştırmalıklar: Mısır cipsi, sert kraker veya fındık gibi atıştırmalıklardan kaçının. Sert Şekerler: Lolipop veya sert şekerlemeler. Asidik İçecekler: Aşırı asidik içecekler diş minesine zarar verebilir. Buz: Buz çiğnemek braketlere zarar verebilir. Bu gıdalar, braketlerin kırılmasına veya yerinden oynamasına neden olabilir ve tedavi süresini uzatabilir.
  • Ortodontik tedavide diş çekmek şart mıdır?)
    Ortodontik tedavide diş çekimi her zaman şart değildir. Ancak bazı durumlarda, dişlerin doğru hizalanmasını sağlamak için diş çekimi gerekebilir. Diş çekiminin gerekli olup olmadığına karar verirken dikkate aldığımız bazı faktörler şunlardır: Aşırı Diş Sıkışıklığı: Eğer ağızda yeterli alan yoksa ve dişlerin düzeltilmesi için ekstra yer gerekiyorsa diş çekimi önerilebilir. Fazla Diş: Eğer ekstra dişler varsa ve bu dişler hizalanma sorunlarına neden oluyorsa çekilmeleri gerekebilir. Profil ve Yüz Estetiği: Bazen, ideal yüz profiline ulaşmak için diş çekimi önerilebilir. Ortodontik ve Cerrahi Tedavi: Bazı karmaşık vakalarda, ortodontik tedavi ile birlikte cerrahi müdahale planladığımızda diş çekimi gerekebilir.
  • Diş teli yüzü değiştirir mi?
    Evet, diş teli tedavisi yüzün estetiğini ve profilini, özellikle de dudakların duruşunu etkileyebilir. Diş teli, dişlerin ve çenenin pozisyonunu değiştirerek yüzün görünümünde değişikliklere yol açabilir. Diş teli tedavisinin yüzdeki etkileri: Dudakların Pozisyonu: Özellikle üst ön dişlerin pozisyonu dudakların şekli ve pozisyonunu etkiler. Örneğin, öne doğru eğik dişler dudakları daha dışarı çıkarırken, tedavi ile dişlerin düzeltilmesi dudakların daha doğal bir pozisyonda durmasını sağlar. Çene Hizası: Alt ve üst çenenin hizalanması, yüz profili üzerinde büyük bir etkiye sahip olabilir. Özellikle çene ileri veya geri pozisyondaysa, ortodontik tedavi ile daha dengeli bir yüz profili elde edilir. Yanakların Görünümü: Dişlerin hizalanması yanakların dolgunluğunu ve şeklini etkileyebilir. Ancak, bu değişiklikler genellikle hafif ve olumludur. Tedavi, hastanın estetik endişelerini ve fonksiyonel ihtiyaçlarını dikkate alarak planlanır. Ortodontik tedavi ile daha dengeli, uyumlu ve estetik bir yüz görünümü elde etmeyi amaçlarız.
  • Tel tedavisi nasıl oluyor?
    Tel tedavisi (ortodontik tedavi), dişlerin ve çenenin düzgün bir hizaya getirilmesi için gerçekleştirilir. Tedavinin genel aşamaları şunlardır: Konsültasyon: Hastanın ortodontik sorunları dişler ve yüz görünüşü değerlendirilir, radyografiler, ölçüler alınır ve tedavi seçenekleri tartışılır. Tedavi Planı: Dişlerin ve çenenin mevcut durumuna, hastanın ihtiyaçlarına ve hedeflerine göre bireysel bir tedavi planı oluştururuz. Braketlerin Yerleştirilmesi: Seçilen tedavi yöntemine göre metal veya seramik braketler dişlerin yüzeyine yapıştırılır. Diş Tellinin Takılması: Braketlere, dişleri hareket ettirmek için özel bir kuvvet uygulayan diş telleri yerleştirilir. Seanslar: Dişlerin doğru hizaya gelmesini sağlamak için belirli aralıklarla (genellikle 4-6 hafta arasında) ziyaretler gerçekleştirilir. Bu ziyaretlerde teller ayarlanır veya değiştirilir. Özel Aletler: Bazı durumlarda, elastikler, headgear (baş apareyi) veya palatal expanders (damak genişletici) gibi ek aletlerin kullanılması gerekebilir. Tedavinin Tamamlanması: Dişler istenen pozisyona geldiğinde, braketler ve teller çıkarılır. Retainer (Tutucu) Kullanımı: Dişlerin yeni pozisyonlarını korumak için retainer adı verilen şeffaf plaklar veya metal teller kullanılır. Bu aşama çok önemlidir, çünkü dişler eski pozisyonlarına dönmeye eğilimlidir. Son Kontroller: Dişlerin hizasının korunduğundan emin olmak için periyodik kontroller planlarız. Ortodontik tedavi süreci, tedavinin amacına, kullanılan tekniklere ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Genel olarak, tedavi süreci birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir.
  • Dişlerim düzensiz ne yapmalıyım?
    Düzensiz dişler, estetik kaygılara neden olabileceği gibi, çene fonksiyonlarının ve oral hijyenin sürdürülmesini de zorlaştırabilir. Düzensiz dişlere sahipseniz şunları yapabilirsiniz: Ortodonti Konsültasyonu: Bir ortodontist ile görüşmek, dişlerinizin düzeltilip düzeltilmeyeceğini ve hangi tedavi yönteminin size uygun olduğunu öğrenmek için en iyi yoldur. Dental Muayene: Düzenli diş hekimi ziyaretleri, dişlerin ve diş etlerinin sağlığını korumak için önemlidir. Düzensiz dişler, diş çürüklerine ve diş eti hastalıklarına daha yatkın olabilir. Oral Hijyen: Düzensiz dişler, yiyecek artıklarının sıkışmasına ve bakteri plağının birikmesine neden olabilir. Bu nedenle, dişleri düzenli olarak fırçalamak ve diş ipi kullanmak çok önemlidir. Tedavi Seçenekleri: Braketler (metal, seramik), lingual braketler, şeffaf plaklar (örn. Invisalign) gibi farklı ortodontik tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Önleyici Tedbirler: Diş düzensizliklerini önlemek için, çocukluk döneminde alışkanlıklardan (parmak emme, dil itme vb.) kaçınılmalı ve gerektiğinde erken müdahale yöntemleri uygulanmalıdır. Sabır: Ortodontik tedavi süreci genellikle birkaç aydan birkaç yıla kadar sürebilir. Bu süre zarfında sabırlı olmak ve tedaviye uyum sağlamak önemlidir.
  • Çenenin geride olup olmadığı nasıl anlaşılır?
    Çenenin geride olup olmadığını anlamak için birkaç yöntem bulunmaktadır: Profil İncelemesi: Kişinin yüz profili incelendiğinde alt çenenin üst çeneyle uyumsuz bir pozisyonda olduğu görülebilir. Geriye konumlandırılmış bir alt çene, genellikle alt dudak ve çenenin geride olduğu bir profil oluşturur. Kapanış Değerlendirmesi: Üst ve alt dişlerin birbirine nasıl oturduğunu kontrol ederek çenenin pozisyonunu değerlendirebilirsiniz. Öne çıkan bir üst çene veya geride kalan bir alt çene, ısırmada uyumsuzluklara yol açabilir. Dental Fotoğraflar: Ortodontik tedavi öncesi çekilen profil röntgenleri ve yüz fotoğrafları, çenenin pozisyonunu ve çene kemiği yapısını değerlendirmede yardımcı olur. Fonksiyonel Değerlendirme: Çene hareketleri (açma, kapatma, yan hareketler) sırasında herhangi bir sınırlılık veya anormallik olup olmadığına bakılır. Ortodontik Konsültasyon: Çene pozisyonunu tam olarak değerlendirmek için ortodontist olarak bizler yan kafa röntgeni üzerinde yapılan ölçümler ve fotoğraf alarak ölçümler üzerinden çenelerinizin kafaya göre konumuyla ilgili bilgiler elde eder ve sizinle paylaşırız.
  • Çene bozukluğu tedavi edilmezse ne olur?
    Çene bozukluğu tedavi edilmezse, çeşitli komplikasyonlara yol açabilir. Bunlardan bazıları: Fonksiyonel Sorunlar: Çiğneme, konuşma ve yutma zorlukları olabilir. Ağız Sağlığı Sorunları: Düzgün fırçalanamayan veya diş ipi kullanılamayan bölgelerde diş çürükleri ve diş eti hastalıkları riski artar. Estetik Sorunlar: Çene bozukluğu, kişinin yüz estetiğini ve profilini olumsuz etkileyebilir, bu da kişinin özsaygısını ve sosyal etkileşimlerini olumsuz yönde etkileyebilir. Artikülasyon Problemleri: Düzensiz isırık nedeniyle konuşma sırasında bazı seslerin düzgün telaffuz edilememesi gibi konuşma bozukluklarına neden olabilir. Ağrı ve Rahatsızlık: TMJ (temporomandibular eklem) problemleri, baş ağrıları, yüz ağrıları veya çene ağrılarına neden olabilir. Diş Aşındırma: Düzgün hizalanmamış çeneler nedeniyle dişlerin anormal bir şekilde temas etmesi, dişlerin aşındırılmasına veya kırılmasına neden olabilir. Uyum Sorunları: Uyku apnesi gibi uyku bozukluklarına yol açabilir. Çene bozukluğunun ciddiyetine, türüne ve bireyin genel sağlık durumuna bağlı olarak bu sonuçlar değişiklik gösterebilir.
  • Yamuk ve çapraşık dişler konuşmayı etkiler mi?
    Yamuk ve çapraşık dişler, bazı durumlarda konuşmayı etkileyebilir. Artikülasyon Sorunları: Dişlerin pozisyonu, dudaklar, dil ve yanaklarla etkileşimi doğrudan etkiler. Bu, bazı seslerin düzgün bir şekilde üretilmesini zorlaştırabilir. Özellikle "s", "z", "d" ve "t" gibi seslerin telaffuzunda zorluk yaşanabilir. Lisp (Sesin Yumuşak Çıkması): Özellikle ön dişlerin pozisyonu nedeniyle "s" ve "z" seslerinin yumuşak ve hava kaçağıyla çıkmasına neden olabilir. Konuşma Alışkanlıkları: Birey, yamuk veya çapraşık dişler nedeniyle belirli bir şekilde konuşma alışkanlığı geliştirebilir. Bu, zamanla düzeltilse bile konuşma alışkanlığının devam etmesine neden olabilir. Yutma ve Fonksiyonel Sorunlar: Çapraşık dişler, yutma sırasında dilin pozisyonunu etkileyebilir, bu da konuşmayı dolaylı olarak etkileyebilir. Ancak, herkesin durumu benzersizdir. Çapraşık dişlerin konuşma üzerindeki etkisi, bozukluğun şiddetine, tipine ve bireyin adaptasyon yeteneğine bağlı olarak değişebilir.
  • Ortodontiste neden gitmeliyiz?
    Ortodontik müdahale için en yaygın nedenler: Düzensiz Dişler: Çapraşıklık, aşırı açık alanlar veya diğer hizalama sorunları estetik ve fonksiyonel sorunlara yol açabilir. Kapanış Bozuklukları: Üst ve alt dişlerin doğru kapanmaması, overbite (üst dişlerin alt dişleri örtmesi), underbite (alt dişlerin üst dişleri örtmesi), crossbite (yan dişlerin yanlış hizalanması) veya açık kapanış (ön dişlerin birbirine değmemesi) gibi ısırık bozukluklarına yol açabilir. Konuşma Sorunları: Dişlerin ve çenenin konumu, konuşma seslerinin üretimini etkileyebilir. Yüz Estetiği: Çene ve dişlerin konumu, yüz şeklini ve profili etkiler. Ağız Bakımı: Sıkışık veya hatalı konumlanmış dişler, doğru fırçalama ve diş ipi kullanma zorluğuna neden olabilir, bu da artmış çürük ve diş eti hastalığı riskiyle sonuçlanabilir. Temporomandibular Eklem Sorunları: Yanlış bir kapanış ilişkisi, çene eklemi üzerinde gereğinden fazla stres oluşturabilir. Diş Kaybı: Yanlış konumlandırılmış dişler veya kapanış bozuklukları, dişler üzerinde aşırı baskıya neden olabilir, bu da erken diş kaybına yol açabilir. Çocuklarda Erken Müdahale: Erken yaşta teşhis edilen ve tedavi edilen ortodontik sorunlar, daha sonra daha karmaşık ve pahalı tedavilere gerek kalmadan önlenebilir. Genel Ağız Sağlığı: Düzgün hizalanmış dişler ve düzgün bir kapanış, genel ağız sağlığı için önemlidir. Ortodontik sorunların erken teşhis ve tedavisi, uzun vadede daha sağlıklı bir ağız ve daha estetik bir gülümseme sağlamak için önemlidir.
  • Ortodontik tedavi süresince nelere dikkat etmek gerekir?
    Ortodontik tedavi süresince dikkat edilmesi gereken noktalar, tedavinin başarısı ve sürecin sorunsuz ilerlemesi için önemlidir. İşte bazı anahtar noktalar: Ağız Hijyeni: Diş teli veya apareyler, yiyecek artıklarının ve plak birikiminin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle, dişleri fırçalamak ve diş ipi kullanmak için ekstra özen göstermek önemlidir. Yiyecek ve İçecek Seçimi: Sert, yapışkan ve şekerli yiyeceklerden kaçınılmalıdır. Bu tür yiyecekler braketlere zarar verebilir veya diş çürüğü riskini artırabilir. Düzenli Kontroller: Tedavi planına uygun olarak düzenli kontrolleri aksatmamak tedavinizin ilerleyişini kontrol etmek için önemlidir. Apareylerin Kullanımı: Doktorun önerdiği şekilde elastikler veya diğer ortodontik cihazları düzenli olarak kullanmak esastır. Ağrı ve Rahatsızlık: Ayarlamalar sonrasında hafif ağrı ve rahatsızlık hissedilebilir. Bu, genellikle soğuk kompres veya hafif ağrı kesicilerle hafifletilebilir. Acil Durumlar: Kırık veya gevşek braketler, sivri teller gibi acil durumlarda en kısa sürede bizimle iletişime geçmelisiniz. Spor Aktiviteleri: Temas sporları oynarken ağız koruyucu kullanmak, yaralanmaları veya apareylerin zarar görmesini önlemeye yardımcı olabilir. Diş Beyazlatma Ürünleri: Ortodontik tedavi sırasında diş beyazlatma ürünlerini kullanmaktan kaçınılmalıdır, çünkü bu dişlerde eşitsiz bir renklendirme ile sonuçlanabilir. Kötü Alışkanlıklar: Tırnak yeme, kalem ısırma gibi alışkanlıklardan kaçınılmalıdır, çünkü bu hareketler braketlere ve tellere zarar verebilir. Sonuçların Korunması: Tedavi sona erdikten sonra, retansiyon döneminde retainer bakımınıza özen göstermelisiniz. Bu, elde edilen sonuçların korunmasına yardımcı olur. Tedavi süreci boyunca doğru bakım ve önerilere uyum, en iyi sonuçların elde edilmesi için kritik öneme sahiptir.
  • İlk ortodontik muayene ne zaman olmalı?
    Bir çocuğun ilk ortodontist muayenesi genellikle 7 yaş civarında olmalıdır. Amerikan Ortodontistler Birliği (AAO) ve birçok uluslararası ortodonti derneği de bu yaşın önerilen bir zamanlama olduğunu belirtmektedir. Bu erken değerlendirme, potansiyel olarak ciddi ortodontik sorunları erken bir aşamada tespit edebilir. Erken bir yaşta yapılan muayene, ortodontistin aşağıdaki avantajlardan yararlanmasına olanak tanır: Erken Tespit: Bazı ortodontik sorunlar erken yaşta tespit edildiğinde daha kolay ve daha etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Daha İyi Planlama: Erken tespit, ortodontistin gelecekteki tedaviler için plan yapmasına ve gerekirse önleyici tedavilere başlamasına olanak tanır. Fizyolojik Tedavi: Bazı durumlarda, çocuğun büyüme ve gelişim evrelerinden yararlanarak orta yüz geriliği yada üst çene darlığı gibi sorunları daha etkili bir şekilde tedavi etmek mümkündür. Daha Az Karmaşık Tedavi: Erken müdahale, daha karmaşık tedavi gereksinimlerini önleyebilir veya azaltabilir. Ancak, erken yaşta bir ortodontist ziyareti, her çocuğun ortodontik tedaviye ihtiyaç duyduğu anlamına gelmez. Bu ilk ziyaret, genellikle değerlendirme ve planlama amaçlıdır. Birçok çocuk için tedavi, ergenlik döneminde başlatılabilir. Erken bir ziyaret, hangi adımların ne zaman atılması gerektiğine karar vermek için ideal bir zamandır.
  • Kapaklı braketler nedir ve ne avantajları vardır?
    Kapaklı braketler, aynı zamanda "self-ligating" braketler olarak da bilinir. Bu braketler, telin brakete bağlanması için elastik ya da metal ligatür kullanmazlar. Bunun yerine, teli sabitlemek için entegre bir kapak veya klips mekanizmasına sahiptirler. Kapaklı Braketlerin Avantajları: 1. Daha Az Sürtünme: Teller, kapaklı braketlerde daha az sürtünme ile hareket eder. Bu, dişlerin daha verimli bir şekilde hareket etmesine olanak tanır. 2. Kolay Bakım ve Temizlik: Kapaklı braketlerin yapısı, yiyecek artıklarının ve plağın birikmesini engelleyebilir. Bu, diş çürüğü ve diş eti hastalığı riskini azaltabilir. 3. Daha Az Ofis Ziyareti: Kapaklı braketler, ayarlamaların daha az sıklıkla yapılmasını gerektirebilir, bu da daha az ortodonti ziyareti anlamına gelir. 4. Daha Kısa Tedavi Süresi: Daha az sürtünme ve daha etkili diş hareketi, tedavi süresini kısaltabilir. 5. Daha Az Rahatsızlık: Bazı hastalar, kapaklı braketlerin geleneksel braketlere göre daha rahat olduğunu belirtirler. 6. Estetik Avantajlar: Kapaklı braketler, bazı tasarımlarında daha az belirgin ve daha estetik olabilir. 7. Daha Az Zarar: Kapaklı braketlerin düzgün bir yüzeyi vardır, bu da yanak ve dudaklara zarar verme olasılığını azaltır. Ancak, kapaklı braketlerin bazı potansiyel dezavantajları da vardır. Örneğin, genellikle geleneksel braketlere göre daha pahalıdırlar.
  • Kapaklı braketler ve normal braketler arasındaki farklar nelerdir?
    Kapaklı braketler (self-ligating braketler) ve normal (geleneksel) braketler arasında birkaç temel fark bulunmaktadır. 1. Bağlantı Mekanizması: • Geleneksel Braketler: Telin brakete bağlanması için elastik veya metal ligatürler kullanılır. • Kapaklı Braketler: Özel bir mekanizma ile tel brakete doğrudan bağlanır. Bu, elastik ligatür kullanımına gerek kalmadan teli brakete sabitler. 2. Bakım ve Temizlik: • Geleneksel Braketler: Elastik ligatürler, yiyecek ve plak birikimine neden olabilir, bu da diş çürüğü riskini artırabilir. • Kapalkı Braketler: Elastik ligatür olmadığı için temizliği daha kolaydır ve potansiyel olarak daha az plak birikimine neden olur. 3. Tedavi Süresi: • Geleneksel Braketler: Düzenli aralıklarla elastik ligatürlerin değiştirilmesi gerekebilir. • Kapaklı Braketler: Elastik ligatürlerin değiştirilmesine gerek olmadığı için bazen tedavi süresi daha kısa olabilir, ancak bu durum hastadan hastaya değişebilir. 4. Estetik: • Geleneksel Braketler: Genellikle metal malzemeden yapılmış olup daha belirgindir. Ancak seramik versiyonları da mevcuttur. • Kapalkı Braketler: Daha az dikkat çekici olan estetik versiyonları da bulunmaktadır. 5. Fiyat: • Geleneksel Braketler: Genellikle daha ekonomik bir seçenektir. • Kapaklı Braketler: Teknolojik avantajları nedeniyle genellikle geleneksel braketlere göre daha pahalıdır. 6. Konfor: • Geleneksel Braketler: Özellikle metal ligatürlerin kesilmiş olan uçları günlük temizlik ya da yemek yeme sırasında hareket edebilir ve diş eti ya da yanağınıza batabilir. • Kapaklı Braketler: Ligatür kullanılmaığı için kesici alanı yoktur. Her iki braket türü de ortodontik tedavi için etkilidir, ancak hangi braketin kullanılacağına karar verirken hastanın ihtiyaçları, beklentileri ve bütçesi göz önünde bulundurulmalıdır.
  • Ortodontik tedavi sırasında ağız bakımı nasıl olmalı?
    Ortodontik tedavi gören hastaların dişlerini fırçalaması özellikle önemlidir çünkü braketler ve teller, yiyecek artıklarının ve plak birikiminin sıkışmasına neden olabilir. Bu da diş çürükleri ve diş eti iltihaplanmasına yol açabilir. Ortodontik tedavi gören hastalar için diş fırçalama önerileri şunlardır: 1. Her Öğünden Sonra: İdeal olarak, her yemekten ve atıştırmalıktan sonra dişler fırçalanmalıdır. Bu, yiyecek artıklarının ve şekerlerin braketlerin ve tellerin etrafında birikmesini önler. 2. Sabah ve Akşam: Günün başında ve sonunda olmak üzere en az iki kez dişlerin fırçalanması önerilir. 3. İnterdental Fırçalar: Bu tür fırçalar, braketlerin ve tellerin arasındaki dar alanlarda kalan yiyecekleri ve plağı temizlemek için özellikle yararlıdır. 4. Florür İçeren Diş Macunu: Diş çürüklerini önlemek için florür içeren bir diş macunu kullanılması önerilir. 5. Düzenli Diş İpi Kullanımı: Diş fırçaları tüm alanlara ulaşamayabilir. Bu nedenle, özellikle ortodontik tedavi gören hastalar için diş ipi kullanımı önemlidir. Ortodontik tedavi görenler için özel diş ipi kullanımı kolaylaştırıcı araçlar bulunmaktadır. Özetle, ortodontik tedavi gören hastalar, dişlerini her öğünden sonra, sabah ve akşam olmak üzere günde en az üç kez fırçalamalıdır. Ancak ideal olanı, yedikten hemen sonra dişleri fırçalamaktır. Ayrıca, düzenli diş hekimi ziyaretleri ve temizlik seansları, tedavi süresince optimal ağız sağlığını sürdürmek için önemlidir.
  • Diş telleri dişlere zarar verir mi?
    Diş telleri doğru şekilde uygulandığında ve önerilen bakım talimatlarına uygun olarak bakıldığında dişlere zarar vermezler. Ancak, bazı durumlar dişlerde veya diş etlerinde problem oluşturabilir: Zayıf Oral Hijyen: Diş teli tedavisi sırasında ağız hijyenine yeterince dikkat edilmezse, plak birikimi olabilir. Bu, diş çürüğüne ve diş eti iltihabına neden olabilir. Asitli Gıdalar ve İçecekler: Asitli yiyecekler ve içeceklerin aşırı tüketilmesi, dişlerin mine tabakasına zarar verebilir ve beyaz lekelerin oluşmasına neden olabilir. Tellerin Kopması veya Braketlerin Ayrılması: Tellerin kopması veya braketlerin ayrılması durumunda, bu parçalar diş etlerine zarar verebilir veya yutulabilir. Ayrıca bu tedavi sürenizin uzamasına da sebep olur. Aşırı Kuvvet Uygulaması: Eğer dişlere aşırı kuvvet uygulanırsa, bu diş köklerine zarar verebilir. Ancak bu, deneyimli bir ortodontistin kontrolünde çok nadir görülür. Bu tür olumsuz etkileri önlemek için tedavi süresince seans randevularınıza uymak, ağız hijyenine dikkat etmek ve önerilerimize uymak önemlidir. Orta ve uzun vadede diş tellerinin faydaları, olası risklerden çok daha fazladır, özellikle de tedaviye ve bakıma uygun şekilde devam edilirse.
bottom of page